RÖNESANS NEDİR, NE ZAMAN, NEREDE VE NASIL BAŞLADI? SEBEPLERİ VE SONUÇLARI

Rönesans Avrupa’da, 15. Yüzyılda başlayan, bilim, sanat, mimarlık ve felsefe alanlarında canlanma başlatan, Antik Yunan bilim insanları ve filozoflarının çalışmalarının odaklanıldığı, deneysel düşünme biçiminin hareketlenmeye başlandığı, hümanizm düşüncesinin yeşerdiği, matbaanın icat edilmesiyle bilginin çok geniş kitlelere ulaşmasının önünün açıldığı ve köklü değişimlerin olduğu dönemdir. Rönesans nedir sorusunun cevabı ve Rönesans’ın tüm detaylarını yazımızda bulabilirsiniz.

Rönesans’ın Başlangıcı Nasıl Olmuştur?

O dönem itibariyle uzun bir süredir her yönden gerileme dönemi yaşayan Avrupa, yapılan Coğrafi Keşifler ile birlikte yeni ticaret yoları bulmuş ve yükselişe geçmeye başlamıştır. Rönesans kelimesi Fransızcadan gelmektedir. İlk defa Fransız tarihçi olan Jules Michelet tarafından kullanılmış olup, Jacob Burchardt isimli İsviçreli tarihçi tarafından geliştirilmiştir. Yeniden doğuş anlamına gelmektedir. Bu iki felsefeyi anlatmaktadır. Bunlardan birincisi; Klasik antik metinlerin tekrardan keşfi ve de öğrenimi, bilim ve sanattaki uygulamaların bulunması, ikincisi; Tüm bu entelektüel faaliyetlerin Avrupa kültürüne güç vermesidir. Bu bakımdan Rönesans demek; Bilimin ve klasik öğrenmenin antik metinlerin keşfi ile tekrardan doğması ve genel manada Avrupa Kültürü’nün oluşmasıdır.

Rönesans’ın başlamasına tüccarlar sebep olmuşlardır. Bu dönem tüccarları, en yüksek karlı ticaret alanlarının hangileri olduğunu araştırdılar, bu şekilde kazanmış oldukları yüksek gelirleri, endüstri ve sanat alanlarına yatırdılar. Rönesans dönemi; Venedik, İngiltere, Floransa, Hollanda, Portekiz gibi büyük metropol ve şehir devletlerinde doğmuştur.

Ortaçağ Dönemi Avrupası Nasıldı?

Rönesans hakkında çok geniş çaplı araştırmalar yapmış olan ünlü tarihçi Burkhard, Rönesans hakkında; “İnsan doğasının tekrardan keşfedilmesi” demiştir. Ortaçağ Avrupa’sında insanın hiç kıymeti yoktu. Engizisyon denilen mahkemelerde, yüz binleri bulan insan, hiçbir suçları olmadıkları halde, genelde de servetlerinin ele geçirilmesi amacıyla öldürüldü. Dönemin rahipleri, ücretler karşılığında, istenilen günahları affetmekteydi. Hatta o kadar ileri gitmişlerdi ki, cennetten arsa bile satmaktaydılar. İnsanı değerler ve mantık tamamen rafa kaldırılmış durumdaydı.

Dünyanın döndüğü hususunu dile getiren Galile ve birçok düşünür işkenceler altında öldürülmekteydi. Bu bakımdan Rönesans bilim ve sanattaki gelişmeler yanında, tabiat ve insan sevgisini de tekrardan ortaya çıkardı. Rönesans’a öncülük eden Rönesans sanatçıları, sanat faaliyetlerinin yanında, arkeoloji, tarih ve edebiyata da önem verdiler. Tasvir ve resim anlayışı gelişti.

Rönesans’ın Avrupa’da Yayılması Ve Meşhur Rönesans Sanatçıları

İtalya’da başlayan Rönesans hareketi, hızlı bir şekilde tüm Avrupa’ya yayılır hale geldi. Rönesans; Almanya’da dini resim ve tablolar, Fransa’da sanat, İspanya’da edebiyat ve resim, İngiltere’de edebiyat şeklinde gelişti.

İtalya Rönesans’ında eski Roma ve Yunan düşünürlerinden Sophokles, Tacitus, Domosten, Virgil, Çiçeron ve Platon’nun eserleri ortaya çıkarıldı. İtalyan yazar ve fikir insanı olan ve 1469 senesi ile 1531 seneleri arasında yaşamış olan Machiavel ve 1544 senesi ile 1595 seneleri arasından yaşamış olan Tasso isimli yazarlar bu dönemde kalıcı eserler bıraktılar. Bu dönemde İtalya’da yetişen büyük sanatkarlardan; 1452 senesi ile 1519 seneleri arasında yaşamış olan Leonardo da Vinci birçok eser ortaya koymuştur. Yine 1475 senesi ile 1564 seneleri arasında yaşamış olan Mikelanj devrin büyük sanatçılarındandır. Fransa fikir ve edebiyat alanlarında İtalya’yı geride bırakmayı başarmıştır.

Montaigne, Ronsard, Louvre, Rabelais, Jean Bullant, Loscot dönemin Fransız sanatçılarındandır. Fransız Kralı I. François döneminde College de France kurulmuştur. Almanya bu dönemde daha çok din alanında etkin oldu. Erasmur, Luther, Röklen, Dürer, gibi dini liderler bu dönemde yetişti. Dünyanın en büyük yazarlarından kabul edilen ve 1564 senesi ile 1616 seneleri arasında yaşamış olan Shakespeare bu dönemde yaşadı. Verdiği eserlerden Romeo ve Juliet ile Hamlet hala günümüz edebiyatının başyapıtları arasında sayılmaktadır. 1547 senesi ile 1616 seneleri arasında yaşamış olan İspanyol yazar Cervantes meşhur Donkişot eserini bu dönemde yazdı.

Hollanda’da yetişen ünlü ressam Rembrandt de birçok eser verdi. Rönesans devri eserleri Avrupa’da varlıklarını korumaya devam etmektedirler. Heykeltıraş ve ressamların birçok eseri müzelerde korunmaktadır. Bu dönem mimarisinde içinde gotik tarz yerine rokoko ve barok tarzı geliştirildi. Rönesans mimarisi genel özellikleri tabilik, ölçü ve sadeliktir.

Rönesans’ın Sebepleri Nelerdir?

Ortaçağ karanlığının insan kıymet bilmez politikaları, kişilerde sürekli bir yenilik arayışına gitme isteği uyandırmaktaydı. Kilisenin zalim ve baskıcı rejimi insanları bunaltmış ve kişiler bu rejimin son bulmasını istemekteydiler. İşte bu anlayış ile tüccarların başlattığı hareketler devamında Antik Roma, Yunan ve Mısır eserlerinin tercüme edilmesini sağladı. Bu tercümeler, doğacak olan bu yeni bilim ve sanat akımın gelişmesine sebep oldu.

Matbaanın icat edilmesi bilginin kolay bir şekilde insanlara ulaşmasına sebep oldu. Bilgiye aç olan insanlar, bilginin kendilerini ulaşmasını fırsat bilip birçok yeniliğe kapı açtılar. Birçok deha düzeyindeki insan yeni buluşlar ortaya koydu. Pusulanın icadı ile coğrafi keşifler başladı ve yeni ticaret yoları bulundu. Ticaretin artması şahısları zenginleştirdi ve şahıslar servetlerini daha kolay bir şekilde bilim ve sanata yatırır oldular. Daha fazla bilim ve sanat zenginliği arttırdı ve bu döngü bu şekilde devam etmeye başladı. Endülüs Emevi Devleti’nin İspanya ve Kıta Avrupası’na taşımış olduğu büyük kültür, hukuk, mimar, bilim ve sanat mirasının da Rönesans’a etkisi oldukça fazladır. Yeryüzünün araştırılmaya değer ve çekici bir yer olması düşüncesinin gelişmesi, Rönesans fikrini geliştiren sebeplerdendir. Yine insanın güçlü bir yapısının olması ve bu gücü ile büyük değişiklikler yapması fikri de Rönesans’ı tetikleyen düşünceler arasındadır.

Rönesans’ın Sonuçları Nelerdir?

Avrupa’nın, kilise baskısında net olarak kurtulup, modernleşme sürecine girmesine sebep olmuştur. Eğitim kalitesi oldukça artmıştır. Skolastik bakış açısı olan ve kilisenin değiştirilemez ve dar anlayışı tarihe gömülmüştür. Bunun yerine pozitif yani bilimsel düşünce yeşermiştir. Reform hareketlerinin başlangıcına sebep olmuştur. Bilim ve teknik gelişmeleri oldukça hızlanmıştır. Ekonomi dalında yeni teknikler geliştirilmiştir.

Kiliseye duyulan güven oldukça azalmıştır. Avrupa’da sanat anlayışı iyice yerleşmiş bu alandan zevk alan kişi sayısı oldukça artmıştır. Kilisenin ve din adamlarının halk üzerindeki etkisi neredeyse tamamen kaybolmuştur. O dönem kiliseler adeta yönetim merkezleriydi. Rahiplerin birçok yetkileri mevcuttu. Bu da doğal olarak keyfi davranmayı da beraberinde getiriyordu. Kişileri haksız yere suçlayabiliyorlar, ceza verebiliyorlar, mallarına el koyabiliyorlar hatta kişileri idam dahi edebiliyorlardı.

Aforoz denilen sistem kişilerin dışlanmasına sebep oluyor ve aforoz olma korkusu yaşayan insanlar, çoğu yerde, doğru bildiklerini konuşamıyorlardı. Bu dönemde matbaanın da bulunmasıyla, İncil hem yaygınlaşmış, hem de farklı dillere çevrilerek, kişilerin dini kaynağından doğru öğrenmesi ve yorumlamasına yol açmış, bu yüzden de kilise ve rahiplere olan güven azalmıştır. İşte bu anlayışın sonun getirmeyi başaran Rönesans hareketi, bu dar ve zalim anlayış yerine gözlem ve deneye dayanan, gücünü sanat ve bilimden alan modern bir anlayışın doğmasına sebep olmuştur.

Bu yeni anlayış kişileri her yönden zengin etmekte ve bu zenginlik sayesinde de insanlar mutlu olmaya başlamışlardır. Bu da Avrupa’nın hemen hemen her şekilde, güçlenmesine ve gelişmesine yol açmıştır. Rönesans Aydınlanma Çağı’na zemin oluşturmuştur. Rönesans; Bilim ve sanatın hakim olduğu yepyeni bir Avrupa’nın kurulmasına sebep olmuştur.

Be the first to comment

Bir Cevap Yazın