REGL NEDİR? HER KADININ REGL HAKKINDA BİLMESİ GEREKENLER

Menstrüasyon dönemi de denilen regl, aylık periyotlar halinde kadın yumurtalıklarının tüm vücuda yayılacak şekilde kendi kendini yenileme biçimidir. Vücut içerisindeki biyolojik yenilenmenin bir diğer adı da hayz olarak lanse edilmektedir. 21- 29 gün sayısı aralığında meydana gelmektedir. Kimi özel hastalıklarda ve psikolojik süreçlerde regl döneminde aksama ya da uzama durumları gözlemlenmektedir. Genel olarak vücut içerisinde ihtiyaç kalınmayan dokuların kan yolu ile dışarı atılması işlemidir. Konuyla ilgili merak ettiğiniz her şeyi sizler için yazımızda derledik.

Regl Hakkında Az Bilinen Gerçekler Nelerdir?

Regl döneminin birçok yan etkisi bulunmaktadır. Bu yan etkilerin tamamı bir kişide görülebileceği gibi hiçbiri de görülmeyebilir. Bu tamamen kişinin biyolojik atlası ve genel sağlık düzeyi ile ilgilidir. Bu yan etkilerin başında midevi sorunlar gelmektedir.

Yapılan birçok araştırma ve inceleme regl dönemlerinde kadınların %25 – 30 civarı ishal olduğunu göstermektedir. Regl döneminde bir başka en fazla görünen yan etki ise bitkinliktir. Vücudun kendini yenileme döngüsünde diğer organlar aynı işlevsellikle fonksiyonlarını yerine getirememektedir. Bu da halihazırda kan kaybının düzenli aralıklarla gerçekleştiği organizmalarda bitkinlik belirtilerini beraberinde getirmektedir. Hormonlara bağlı olarak etkilerini az ya da çok ölçülerde gösteren bir diğer yan etkisi ise aknedir. Hanımların 50sinde görülen akneler regl dönemi sona erer ermez ortadan kaybolurlar. Yaygın bilinen bir yanlış bilgi ise adet döneminin doğurganlık ölçüsü olarak kullanılmaması gerektiğidir. Kısacası regl bir ovulasyon döneminin sonucudur. Vücudun kendi hafızası ve savunma sistemi ile devreye girmektedir. Regl düzensizlikleri yaşayan biri de hamile kalabileceği gibi her ay düzenli olarak regl olan bir bayan hamile kalmak alanında çeşitli sorunlar yaşayabilmektedir.

Tam olarak regl nedir sorusunun en sağlıklı yanıtını alabilmek için bu ovulasyon süreçlerinin kişiden kişiye farklı tezahür eden bir sistem döngüsü olduğunun bilinmesi gerekmektedir. Birçok fizyolojik ve psikolojik nedenlerden dolayı adetlerde gecikme meydana gelebilmektedir. Ancak gerek vücudun iç yapısının bilinmemesi hem de panik duygusu ile birlikte çoğu bayanda adet gecikmesi direkt olarak hamileliğin göstergesi olarak kabul edilmektedir. Bu, klinik açıdan yanlış bir bakış açısı olarak görülmekte ve jinekoloji alanında sık sık altı çizilen yanlışlardan biri olarak lanse edilmektedir. Adetin gecikmesinin fizyolojik olduğu gibi psikolojik de birçok faktörü olabilmektedir. Örneğin yoğun stres altında yaşayan kadınlarda gecikme ve adet dönemi dengesizlikleri saptanmıştır. Yine aynı şekilde kaygıya bağlı olarak anksiyete bozukluklarında adet döneminin uzaması ya da gecikmesi gibi vücut için doğal kabul edilen süreçler meydana gelebilmektedir.

Adet Sancısını Azaltan Yiyecekler Neler?

Uluslararası üniversitelerde ve sağlık kuruluşlarında yapılan birçok araştırma özellikle 30 yaşından sonra regl sancılarının daha da artabileceğini ve regl günlerinin birkaç gün süre ile genişleyebileceğini öne sürmektedir. Bu dönemde birçok kronik ağrı vücudun çeşitli organlarında ve uzuvlarında kendini gösterebilir. Bu noktada adet nedir ağrıları nasıl giderilir sorularının akabinde hanımların adet sancısını azaltan yiyecekler konusunda bilgilendirmeli ve bu konularda bilinçli hareket etmeleri gerekmektedir. Özellikle aktarların ve şifalı otların gündelik hayata girmesi ile birlikte vücudun ağrılarına karşı doğal bir iyileştirici savunmasında yer alan yiyecekler de çok daha sık talep ve tercih edilmektedir.

Bu beslenme türlerinin başında bitki çayları gelmektedir. Hepsi kaynatılarak içilir. Sıcak suyun mide asidini düşürdüğü ve çeşitli şişkinlikleri azalttığı yönünde ortak bir görüş bulunmaktadır. Papatya çayı, rezene çayı, civanperçemi çayı gibi her sağlık merkezinde ve alışveriş marketinde rahatlıkla temin edilebilecek doğal ürünlerin günde bir fincan kaynatılarak içilmesi özellikle karın bölgesinde cereyan eden ağrıların minimum düzeye çekilmesi için yeterli bir önlem olmaktadır.

Bitkisel çözümlerin yanı sıra sebze- meyve gibi doğadan sofralara taşınan ve vitamin deposu olan yiyecekler de bedenin kendini yenileme döngüsüne girdiği o özel günlerde oldukça yardımcı takviyeler olmaktadır. Aynı zamanda bitter çikolatanın içinde bulunan kafein miktarı da kadınların menstrüasyon dönemlerinde yardımcıları olmaya devam etmektedir. Son olarak ananas meyvesi bu konuda oldukça rağbet edilmektedir. Bir dilim ananas yemek bile adet sancılarının olası zararlarını asgari düzeyde tutmaya yetmektedir.

Regl Döneminde Tüketilmemesi Gereken Besinler Neler?

Her bayan özel dönemlerinde hormonal dengelerinin alt üst olduğunu ve bunun geçici olduğunu bilmelidir. Buna göre beslenme ve uyku alışkanlıkları da ona göre yeni bir sistem içerisinde ele alınmalıdır. Bu noktada uzak durulması belli başlı gıda ürünlerinden haberdar olmak da her hanımın dikkat etmesi gereken altın kuralların başında gelmektedir. Bu süreçlerde kesinlikle karbonhidrat ve yağ açısından ağır diye nitelendirilecek şekilde beslenilmemelidir. Bunun yerine kalorisi düşük ve enerji veren doğal ürünler tercih edilmelidir. Aynı zamanda hamur işi ve benzeri ürünlerden de kesinlikle uzak durulması gereken potasyum derecesi yüksek gıdalar olarak lanse edilmektedir. Aynı şekilde kola, sigara ve bitter hariç çikolata içerdikleri yoğun kafein nedeniyle regl döneminde kadınların uzak durması gereken diğer gıda listelerini oluşturmaktadır. Bu tür ürünleri uyarı niteliği taşıdığı için uykusuzluğa ve ağrıya neden olabilmektedir

Regl Döneminin Psikolojik Etkileriyle Mücadele Etmek İçin Neler Yapılmalı?

Birçok açıdan regl olmak kadınların ana sistemlerini geçici olarak devre dışı bırakmaktadır. Bu sistemlerden bir diğeri de psikolojik bütünlüktür. Kadınların genelinde kendini yalnız ve güçsüz hissetme, dışlanmışlık hissi, hatta kimi durumlarda işe yaramazlık sanrıları hasıl olmaktadır. Bunun önüne geçilmek için sürekli olarak moral motivasyon dönemi yüksek tutulmalı ve enerji içeren aktivitere adım atılmalıdır. Kişinin yakın çevresinin davranışları ve ilgileri de belirleyici bir rol oynamaktadır. Kaygı ve stres veren her tür gündelik sıkıntıdan uzaklaşmayı bilmek gerekmektedir. Aynı zamanda komedi filmler, düşünceleri dağıtacak gündelik küçük aktiviteler de çözüm için yeterli bir çaba bütünlüğünü oluşturmaktadır.

Be the first to comment

Bir Cevap Yazın