PSİKOLOG, PSİKİYATRİS NEDİR, NASIL TEDAVİ EDER, NE ZAMAN GİDİLİR?

Psikiyatrist Nedir?
Psikiyatrist Nedir?

Akıl ve ruh sağlığının korunması için muayene süreçlerini kontrol eden, hastalara psikoterapi seansları düzenleyen, gerekli gördüğü takdirde onlara reçete yazıp ilaç öneren meslek dallarındaki insanlara psikiyatrist denmektedir. Üniversitelerin tıp fakültelerinden mezun olunduktan sonra psikoloji alanında uzmanlaşarak psikiyatrist olunabilmektedir. Birçok farklı tedavi yöntemleri bulunmaktadır. Tıbbın bir dalı olan psikiyatri alanı hakkında yöntemler, farkla ve en yaygın görülen psikiyatrik hastalık hakkında detaylı bilgi için lütfen makalemizin geri kalanını okuyunuz.

Psikiyatrist Nedir?

Psikoloji bilimine karşı meraklı ve ilgili olan öğrencilerin aynı zamanda bu alanda ihtisas yapmak herkesin sorduğu soruların başında psikiyatri nedir sorusunun gelmesi doğaldı. Psikiyatri çok öbekli bir tıp dalıdır. Üniversitelerin hem 6 yıllık tıp bölümlerinden hem de ekstra olarak 4 yıllık psikiyatri alanlarından mezun olunduktan sonra profesyonel olarak bu meslek icra edilmektedir. İyi bir psikiyatri bir psikoloğun bilmesi gerekenlerin yanı sıra aynı zamanda ruh ve sinir hastalarına iyi gelen ilaçların farmakolojik özelliklerini de tamamen bilmelidir. Türkiye’de henüz yeni bir alan olarak kabul edilen psikiyatri bölümü, devlet okullarının ve özel üniversitelerin bölüm açması ile birlikte daha çok mezun vermeye başlamıştır. Ancak yine de Türkiye’nin nüfusu hesap edildiğinde her 100 bin kişiye sadece 2 psikiyatrist düşmektedir. Psikiyatristin iş bulma imkanları herhangi bir özel ya da devlet hastanesinin kademelerinde yer almaktan ibaret değildir. Aynı zamanda isteyen kişiler kendi sağlık kliniklerini açarak özel olarak psikiyatri hizmetlerini vermektedir.

Psikoloji Biliminin Tarihçesi Nedir?

Psikoloji ve psikiyatri şimdiki modern haline gelen kadar tarih içerisinde birçok aşamadan geçiştir. Ancak 1800’lü yılların başı 20. yüzyılın başlarında özellikle psikanaliz eğilimlerin dünyada yön bulması ile birlikte kabul edilebilir bir bilim haline dönüşmüştür. Bunda doktor olan Sigmund Freud’un geliştirdiği psikoterapi yönteminin katkısı da oldukça fazladır. Önceden iki tip ruh ve sinir hastalığı bulunmakta ve her kimin ne şikayeti varsa teşhisler hem bu iki tip kısıntılı ifadeler ile yer almaktaydı. Daha öncesine gittiğimizde ise Orta Çağ dünyasında ruh ve sinir hastalarına doğrudan tehlikeli gözlerle bakıldığı ortaya çıkmıştır.

Yeni Çağ’dan itibaren ise erkeklerde görülen sinir hastalıklarına ”melankoli” kadınlarda görülenlerine ise ”histeri” teşhisi konulmaktaydı. İnsan zihninin derinliklerine inildikçe birçok farklı kanalın ruh ve sinir alanında hüküm sürdüğü tespit edilmiştir. Bu noktadan sonra doğru teşhis ve diyalog biçimleriyle hastalıklar ve hastalar hakkında daha kapsamlı bilgilere erişim sağlanmıştır. Bugün psikoloji ve psikiyatri en akla yatkın ve mantık çizgisinde ilerleyen teknik cihazları kullanarak nörolojik testler ile birlikte muayene ve tedavi süreçlerinde çok daha sonuç odaklı ve başarı ihtimali bulunan çalışmalara imza atmaktadırlar.

Psikolog ile Psikiyatrist Arasındaki Farklar Nelerdir?

Toplum içerisinde birbirine karıştırılan iki meslek grubu vardır. Bunlardan psikolog ve psikiyatri mesleğinde görev alan uzmanlardır. Bu iki meslek arasındaki temel farkların başında eğitim gelmektedir. Psikologların aldıkları eğitim eşit – ağırlık üzerine temellendirilmiştir. Buna göre fen- edebiyat ya da psikoloji bölümünden mezun olan herkes gerekli lisansları aldıktan sonra psikolog olarak aktif meslek hayatlarına başlayabilirler. Ancak psikiyatristlerin eğitim düzeyleri daha yüksek ve daha uzun bir süreye tekabül etmektedir.

Psikiyatristler iki farklı bölümü bitirmek zorundadırlar. Bunlardan ilki tıp fakültesi, ikincisi ise alanında uzmanlaşacakları psikiyatri bölümüdür. Bir diğer temel fark ise yetkiler alanında kendini göstermektedir. Psikoloğun herhangi bir şekilde ilaç yazma ya da önerme yetkisi yoktur. Tamamen sözel olarak tedavi amaçlı terapilerin direktörlüğünü yaparlar. Ancak psikiyatristlerin hastanın durumuna göre sakinleştirici ya da uyku hapı düzeyinde ilaçları yazma ve önerme yetkileri bulunmaktadır. Son olarak farkı hastaların durumları ve hastalık seviyeleri belirler. İlk aşamadaki hastalara psikologlara bakarken; durumu daha kritik ve ağır olan ruh ve sinir hastaları için psikiyatrist görevlendirilir.

Psikiyatristin Tedavi Etme Yöntemleri Nelerdir?

Psikiyatrist alanında üç temel tedavi yöntemi bulunmaktadır. Bunlardan ilkini terapi oluşturur. Burada hasta ile kurulan diyalog önemli bir rol üstlenmektedir. Hasta, korkularını, kaygılarını, yetersizliklerini, hayalleri ve rüyalarını anlatarak hastalığı hakkında ipuçları verir. Psikiyatrist bunları düzenli olarak kayıt altına alır ve ilk muayene süreleri bu şekilde cereyan eder. İkinci tedavi yöntemi ise hipnoz tedavisidir.

Hasta belli başlı yönlendirmeler ile tıbbi olarak hipnoz altına alınır. Daha sonra götürülmek istenilen ana yönlendirilir ve orada gördüklerini anlattırılır. Burada temel amaç hastanın bilinçaltında kalmış olan gizli kaygılarının ve korkularının dışa vurumunu gerçekleştirmektedir. Üçüncü tedavi yöntemi ise ilaç tedavisidir. Bu ilaçların temelinde uyku bozuklukları çeken, sinir alanında yeteri kadar duygularını ifade edemeyen kişiler için çeşitli dozlarda ve işe yararlılık ölçeklerinde ilaçlar hastalara yazılır. Biri hem psikoloğa hem de psikiyatriste görünebilir. Ancak psikoloğun psikiyatristin yazdığı ilaçlara karışma gibi bir hakkı bulunmamaktadır.

Psikoloğa Ne Zaman Gidilmelidir?

Oldukça tartışmalı olan bir diğer soru da psikoloğa ve psikiyatrist servislere ne zaman gidileceği konusunda yürütülen sorulardır. Burada hasta ve hasta yakınlarının sorumluluk ve farkındalık duyguları önemlidir. Fazla geç kalınmadan ve hastalığın ileri seviye boyutlarına ulaşmadan önce bu türden sağlık hizmetlerinin verildiği kurumlara başvuru yapılmalıdır. Çoğu zaman sadece psikolog ile çözüme kavuşturulacak problemler geç kalındığı için ilaç aşamasına gelmektedir.

En Yaygın Görülen Psikiyatrik Hastalıklar Nelerdir?

Türkiye’de de dünyada da çok fazla çeşitlilik arz eden psikiyatrik hastalıklar söz konusudur. Bunların başında duygu durum bozuklukları gelir. Manik- depresif ya da çift uçlu bipolar bozukluk gibi türleri bulunmaktadır. Hasta bazı zamanlar çok durgun ve içine kapanık iken bazı durumlarda tamamen dışa dönük ve hareketli bir yaşam döngüsü içerisinde yer alabilmektedir. Ülkemizde her 10 kişiden birinde bu tür duygu durum bozuklukları olduğu tespit edilmiştir. Bunun dışında anksiyete de en sık görülen bir diğer hastalık türüdür. Bir diğer adı da kaygı bozukluklarıdır. Aşırı stresten ve sinir sisteminin çökme noktasına gelmesinden doğar.

Yeme bozuklukları da psikiyatrist servislerinin çözüm ürettiği bir diğer hastalıklar bütünüdür. Kişinin aşırı iştahsızlığı ya da dengesiz beslenme sonucu hem fiziki hem de ruhsal olarak yıpranmasından dolayı ortaya çıkmaktadır. En yaygın görülen bir diğer hastalık ise şizofrenidir. Tam olarak kesin bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Kişinin kendi kafa yapısı içerisinde hayal ettiği ve gerçek zannettiği başka bir dünyanın varlığıyla kendini gösteren son derece tehlikeli ve yaygın bir rahatsızlıktır.

Be the first to comment

Bir Cevap Yazın