MU KITASI, EFSANEVİ KITA BULUNDU MU?

MU Kıtası
MU Kıtası

Kaşif ve teologlar gibi keşfedilmemişleri, tehlikeli olanları ve bazen de eleştirmenlere göre imkansız varsayılanları deneyimlemek için açık bir zihin gerekir. Mısır uygarlığından önceleri telepati ile bağ kuran insanların var olduğu ve gelişmiş bir medeniyete ev sahipliği yaptığı iddia edilen gizemli mu kıtası hakkında daha fazla bilgi edinmek için yazımızın devamı okuyabilirsiniz.

Mu Kıtası Nedir?

Mu Kıtası Nedir?
Mu Kıtası Nedir?

Mu ya da bazı araştırmacılara göre diğer adı ile Lemurya kıtası kesin yeri tam olarak bilinmemekle birlikte Güney Pasifik’te veya Hint Okyanusunda bir yerde bulunan kayıp bir kıtaya verilen isimlerdir. Bu antik kıtanın gelişmiş ve oldukça ruhani bir kültüre ev sahipliği yaptığı hatta tüm insanlığın ana ırkı olduğuna ancak binlerce yıl önce meydana gelen jeolojik bir felaketin sonucu olarak dalgaların altında kaldığına inanılmaktadır.

Kayıp Kıta Mu Nerededir?

Paskalya Adası, Tahiti, Hawaii ve Samoa da dahil olmak üzere Pasifik’e dağılmış binlerce kayalık adanın, bir zamanlar bu büyük kıtanın hayatta kalan kalıntıları olduğu iddia edilmektedir. Bunun yanı sıra Mu uygarlığının hem Çin hem de yerli Amerikan medeniyetlerini etkilediği ve buradaki gizemli heykellerin Mu ulusu tarafından yaratıldığı söylenmektedir.

Kayıp Kıta Mu Nasıl Bir Yerdi?

İddialara göre geniş ovalara sahip güzel ve tropik bir ülke olan Mu, akarsuların ve nehirlerin kesiştiği yemyeşil bir ülkeydi. Arazinin az olduğu vadi yerlerinde ve nehirler, kıyılarının çevresinde kutsal olduğu kabul edilen pek çok “lotus çiçeği” ile lüks bir bitki örtüsüne sahipti. Büyük kıtada 64.000.000 insanın egemen olduğu ileri teknoloji ile donatılmış mutlu bir yaşam sürüyordu. 64.000.000 kişi, her biri diğerinden farklı olmak üzere on kabile veya halklardan oluşuyordu, ama hepsi tek bir hükümet altındaydı. Halk kendisinin seçtiği kralın ismine RA ön ekini ekliyordu. Halk arasında Mu’ya “Güneş İmparatorluğu” da deniliyordu. Tüm halk aynı dini inanca sahipti ve Tanrı’ya sembollerle ibadet ediliyordu. Herkes ruhun ölümsüz olduğuna inanıyordu, Mu Halkına göre ruh her zaman geldiği “büyük kaynağa” geri dönerdi. En yüksek rahip Ra Mu’ydu ve dini öğretilerde Tanrının temsilcisiydi. Ra Mu aracılığı ile ibadet edilirdi. Ayrıca Mu halkı oldukça uygar bir medeniyetti. Yeryüzünde hiç vahşet yoktu çünkü bu halka göre yeryüzündeki tüm insanlar, Mu’nun çocuklarıydı.

Kayıp Kıta Mu İlk Ne Zaman Ortaya Çıkmıştır?

Kayıp kıta Mu düşüncesi, 19. yüzyılda Fransız eskrimci, gezgin ve yazar Augustus Le Plongeon (1825-1908) tarafından yazılan yazılarda ilk olarak ortaya çıkmıştır. Le Plongeon Maya metinlerini Mu adlı eski bir kıtaya atıfta bulunarak tercüme ettiğini ve Mu kıtasının okyanusun derinliklerine battığını kurtarılanların ise Maya uygarlığını kurduğunu iddia etmiştir. Ayrıca Mu, Augustus Le Plongeon’a göre, 12 000 yıl önce var olmuştur.

Kayıp Kıta Mu Ne Zaman Popüler Hale Gelmiştir?

Mu düşüncesi 20. yüzyılın ilk yarısında bir yazar, mühendis ve mucit olan James Churchward tarafından “Mu’nun Çocukları” (1931), “Kayıp Kıta Mu” (1933) ve “Mu’nun Kutsal Sembolleri” (1935) gibi spekülatif kitaplarla beraber yeniden popüler hale gelmiştir. James Churchward Mu halkını 50 000 ile 12 000 yıl önce var olan Naacal adlı ileri bir uygarlık ve 64 milyon nüfusa sahip bir ada ülkesi olarak tanımlamıştır. Churchward, kıtanın sonunun bir gece boyunca bir dizi deprem ve volkanik patlamalarla geldiğini iddia etmiştir. Konuyla ilgili yaptığı çalışmalarıyla, dünya çapındaki tüm megalitik eserlerin Mu’dan kaynaklandığını inanmıştır.

Günümüzde Mu, birçok kişi tarafından bir komplo teorisi olarak görülürken, hiçbir ciddi bilimsel değere sahip değildir. Bununla birlikte, 1930’larda Atatürk, Maya ve Aztek gibi yerli Amerikan kültürleri dahil olmak üzere, Türkiye ile (diğer) eski kültürler arasında bağlantı kurulmasını umut ederek Mu konusundaki araştırmayı desteklemiştir.

Kayıp Kıta Mu Bulundu Mu?

Yeni bir araştırma, Dünya’nın aslında sekiz kıtasının bulunduğunu ortaya koymuştur. İnsanlar binlerce yıldır Dünya’nın yedi kıtaya bölündüğünü bilerek yaşamaktadır: Afrika, Asya, Antartika, Avustralya, Avrupa, Kuzey Amerika ve Güney Amerika. Ancak bulmacanın bir başka parçası daha vardır ve buna Zealandia denmektedir. The Geological Society of America’da yayınlanan makaleye göre, Yeni Zelanda, bu sekizinci büyük kıta üzerindedir ve geçen yıllar boyunca insan oğlu tarafından keşfedilememiştir. Bu kıtanın Mu ve Atlantis uygarlıklarının birlikte yaşadığı kıta düşünülmektedir. Beş milyon kilometrekare alana sahip olan Zealandia 60 ile 85 milyon yıl önce batmıştır. Jeolog Sydney Morning Herald’a göre ise bir kara parçasının bir kıta olarak sınıflandırılabilmesi için karşılaması gereken dört kriter vardır. Bunlardan en önemlisi, okyanus kabuğuyla karşılaştırıldığında çok yüksek olması gerektiğidir. Bunu gerçekleştirmek için araştırmacılar uydu teknolojisini kullanmışlardır.

Deniz tabanı yer çekimi haritaları, Zealandia’nın geniş birleşik bir alan olduğunu ortaya koymuştur. Zealandia’nın birçoğu batmış olsa da, alanı büyük, sağlam ve iyi tanımlanmış bir biçimdedir. Her şeyden önce Zealandia’nın normal okyanus tabanından daha kalın bir kabuğu bulunmaktadır. Özünde, Zealandia yalnızca Yeni Zelanda’yı değil aynı zamanda Yeni Kaledonya, Norfolk Adası, Lord Howe Adası grubu ve Elizabeth ve Middleton resiflerini de kapsadığı araştırmalarla ortaya çıkmıştır. Ancak şu anda kıtaları tanıyan ve Kayıp Kıta Mu ya da Atlantis olduğunu kabul eden hiçbir bilimsel organ mevcut değildir.

Zealandia’nın yanı sıra bir kayıp kıta da yeni yapılan keşiflere göre Mauritius’un altında Hint Okyanusunda kurulmuş eski bir “kayıp kıtanın” kanıtlarını ortaya çıkartmıştır. Jeologların “Mauritia” dediği kıta bugünkü Madagaskar ve Hindistan’ın bir parçasını oluşturmaktadır. Kıtanın geri kalan kısmının 84 milyon yıl önce denizin altına çöktüğüne ve bu çöken kısımlarında kayıp kıta Mu’ya ait olduğuna inanılmaktadır.

Kayıp Kıta Mu ve Komplo Teorileri Nelerdir?

  • Bazı araştırmacılar Mu’yu Cennetin Bahçesi olarak değerlendirirler. Ve Hawaii adasının da Mu’nun bir parçası olduğunu düşünenler bugün Hawaii için “Yeryüzünde Cennet” algısının yaratılmasını Mu’nun varlığı ile ilişkili olduğunu iddia ederler.
  • Çıkartılan bir haritaya göre Kayıp Kıta Mu’nun başkenti bugünkü Maui’nin hemen kuzeyinde yer almaktadır.
  • David Childress ve çeşitli ezoterik kaynaklara göre, 78.000 yıl önce Mu ya da Lemurya olarak bilinen dev bir kıtada ilk uygarlık ortaya çıkmış ve bu uygarlık 52.000 yıl hüküm sürmüştür.
  • Bazı kaynaklarda Mu’nun Milattan Önce 24.000 ile 26.000 yılları arasında var olduğunu meydana gelen bir kutup kayması tarafından oluşan depremlerle tahrip edildiği söylenir.
  • Bazı bilim adamları Atlantis ve Mu uygarlıklarının binlerce yıl birlikte yaşadığına inanmaktadır.

MU Kıtası ile İlgili Video

Be the first to comment

Bir Cevap Yazın