HASAN SABBAH KİMDİR, HİKAYESİ

Hasan Sabbah Kimdir
Hasan Sabbah Kimdir

Hasan Sabbah Kimdir?

Hasan Sabbah dünyaca ünlü Haşhaşin tarikatını kurmuş olan, hemen hemen birçok tarihçi tarafından,  kendisinin tarihteki en zeki, bilgili ve hırslı dini liderlerden biri olduğu konusunda hemfikir olunduğu bir kişiliktir. Selçuklular döneminde yaşamış olduğu bilinen Sabbah, kurmuş olduğu suikast sistemi ile devrin birçok ünlü yöneticisini öldürtmüş ve tarihte oldukça büyük bir iz bırakmıştır. Tarihin en gizemli şahsiyetlerinden biri olan Sabbah ile ilgili tüm detayları yazımızda bulabilirsiniz.

Hasan Sabbah’ın Doğumu, Çocukluğu ve İlk Eğitimlerinde Dikkat Çeken Hususlar Nelerdir?

Sabbah İran’ın Kum şehrinde dünyaya gelmiştir. Kum Şehri On İki İmam Şiiliği’nin merkezi sayılmaktadır. Sabbah’ın babası buraya Kufe şehrinden gelmiştir. Rivayetlere göre aslen Yemenlidir. Yine ispatlanamamış olmasına rağmen Himyer Kralları ’nın soyundan gelmektedir. Sabbah’ın doğum tarihi ne olarak bilinmemekle birlikte 11. Yüzyıl olduğu rivayet edilmiştir.

Sabbah ilk dini öğrenimini Rey Şehrinde almıştır. Burada ki eğitimi ve İsmail’i bir hocayla olan anısını şu şekilde anlatmıştır; “ Çocukluğumdan itibaren her türlü öğretim faaliyetine karşı büyük bir sevgi beslemekteydim. Büyük bir din bilgini olmak istiyordum. On yedi yaşıma gelene kadar sürekli olarak hep öğrenmek için araştırdım. Birçok eser okudum, inceledim.  Rey şehrinde öğretmen olan Emire Zerrab hayatımı değiştiren kişi oldu. Eskiden İsmaili öğretisinin sadece felsefeden ibaret olduğunu sanıyordum. Ancak bu kişi düşüncelerimi tamamen değiştirdi.  İlk yaptığımız sohbetlerde her örneği İsmaililere bağlıyor ve sürekli olarak İsmaili bu konuda şu şekilde söyler, bu konuyu şu şekilde açıklar ve bunun gibi cevaplar veriyordu. Ben de Ona bu söylediklerinin dine aykırı olduğunu söylüyordum. Yapmış olduğumuzun tartışmalar sonucunda bildiğim her şeyi çürüttü. O günden sonra bütün fikirlerim temelden sarsılmaya başladı. Kendi kendime sorgulamaları her geçen gün arttırdım. Gerçek imanın bu olduğunu düşünmeye başladım.”

Bu sorgulamalarının sonucunda hayatında çok önemli bir karar alan Sabbah, Fatımi Halifesi olan Ebu Tamim huzurunda yemin ederek, Kahire’de İsmaili hareketini ve İmameti benimsedi.

Hasan Sabbah Efsanesi, Hikayesi Doğru mu Yalan mı?

Edward Fitz tarafından tercüme edilen Rubaiyat adlı eserin önsözünde çokça meşhur, Hasan Sabbah hikayeleri arasından birisi şu şekildedir; Ömer Hayyam, Nizamülmülk ve Sabbah’ın sınıf arkadaşı olduğu belirtilir. Ararlarında yapmış oldukları anlaşmaya göre kim daha önce başarıya ulaşırsa diğerlerine mutlaka yardım edecektir. İlk önemli göreve gelen kişi Nizamülmülk olmuştur. Nizamülmülk sözünde durarak ikisine de valilik teklif etmiştir. Ömer Hayyam bunun yerine bir emeklilik maaşı bağlanmasını ve bu şekilde bohem bir hayat yaşamayı istemiştir. Sabbah ise sarayda daha üst düzey bir göreve talip olmuştur. Daha sonra isteğini büyüten Sabbah vezir olmayı hedeflemiş bunun üzerine Nizamülmülk ise Sabbah’ın şerefine leke sürmüştür. Bu yüzden intikam yemini eden Sabbah Mısır’a gitmiştir.

Bazı tarihçiler bu hikayenin doğru olmadığını ve bir efsane olduğunu anlatırlar. Çünkü bu tarihçilere göre aralarındaki yaşın buna imkan vermediğini söylerler. Ömer Hayyam’ın 1048 ile 1131, Sabbah’ın doğum tarihi tam bilinmese de vefatının 1124 ve Nizamülmülk’ün 1018 ile 1092 senelerinde yaşadığı göz önüne alındığında, bu şekilde düşünen tarihçilerin haklı olduğu söylenebilmektedir. Ancak bu konudaki tartışmalar zaman zaman devam etmektedir.

Hasan Sabbah Sürgünü Nasıl Gerçekleşti?

Sabbah Rey şehrinden ayrıldıktan sonra Azerbaycan, Mezopotamya, Filistin ve oradan da Mısıra geçmiştir. Yaklaşık olarak üç sene Mısır’da yaşayan Sabbah, El-Cemali ile aralarındaki anlaşmazlıklardan dolayı Kuzey Afrika’ya sürülmüştür. Buradan Suriye’ye geçen Sabbah oradan da 1081 senesinde İsfahan’ varmıştır. Sabbah dokuz sene boyunca İran’ın çeşitli yerlerini gezmiştir.  Sabbah daha sonra İran’ın kuzeyine gitmiştir. Burada bulunan Deylem Şehri ilgisini çekmiştir. Bu şehirde İslam’ı kabul etmemiş, topraklarının çok zor fethedilebileceği, eski geleneklerine bağlı ve savaşçı bir halk yaşamaktaydı. Buraya geçici olarak yerleşerek müritler toplamaya başlamış ve kalıcı bir mekan arayışına girmiştir.

Hasan Sabbah Kartal Yuvası Alamut’u Nasıl Ele Geçirildi?

Sabbah uzun bir arayışın ardından meşhur olan Alamut Kalesi’ne yerleşmeyi kafasına koymuştur. Kale çok geniş bir vadinin her yerine hakim olan bir kayalık üzerine yapılmıştı. Yüksekliğinin yaklaşık olarak iki bin metre olduğu bilinmektedir. Kaleye oldukça dolambaçlı ve sarp bir patika yoldan çıkılabilmekteydi. Rivayetlere göre bu kalenin Deylem krallarından birisi tarafından yapıldığı anlatılmaktaydı. Kralın kartalını saldığı ve konduğu yere de bu kaleyi inşa ettiği anlaşılmıştır. Sabbah buraya geldiğinde kale Alevi Mehdi ismindeki bir kralın elindeydi. Mehdi bu kaleyi Selçuklulardan satın almıştı. Önce bu bölgeye müritlerini gönderen Sabbah, yavaşça bölge insanını ve Alamut kalesinde yaşayanları kendi tarafına çekmeyi başarmıştır. 1090 yılında kaleye gizli bir şekilde giren Sabbah, kalenin yönetimini ele geçirmiştir. İşte tarihin en çok konuşulan konularından hasan sabbah kimdir konusunun asıl önemli kısmı burada başlamaktadır.

Haşhaşin Tarikatı Nasıl Kuruldu?

Haşhaşiler
Haşhaşiler

Kalenin yönetimini ele geçiren Sabbah burada Haşhaşin tarikatını resmen kurmuştur. Bu arada 1090 senesine gelinmeden Büyük Selçuklu veziri olan Nizamülmülk, Sabbah’ın tutuklanması için gerekli emirleri vermişti. Bu süre zarfında Sabbah, Alamut Kalesi’ne yerleşmeden önce, kaleye sadece 60 kilometre uzaklığında olan Kazvin’de gizlenmekteydi. Burada kaleyi ele geçirmek için sürekli planlar yapıyordu. Çok önem verdiği bir müridi olan Hasan El Kaniyi kaleye yerleştirmiş ve buradaki birçok muhafızı kendi safına çekmeyi başarmıştı. Daha sonra kaleye gönderdiği başka müritleri vasıtasıyla kaledeki birçok kişiyi de kendi safına çekmeyi başardı. Zaten kaleye gizlice girdiği 1090 yılında, kalede yaşayan birçok kişi Sabbah’ı önder olarak benimsemişti. Ancak Sabbah kale için kalenin sahibi Mehdi’ye yine de 3000 bin dinar altın ödedi. Bu şekilde hiçbir mukavemet görmeden kaleyi teslim aldı ve kurduğu bu yeni tarikat için çalışmalara başladı.

Hasan Sabbah Alamut Kalesi’nde Tam 34 Yıl Neler Yaptı?

Alamut Kalesi
Alamut Kalesi

Sabbah’ın kaleye yerleştikten sonra 34 sene boyunca hiç kaleden çıkmadığı rivayet edilir. Hatta kalede bulunan odasından dahi sadece üç ya da dört defa çıktığı söylenmektedir. Alamut Kalesi’ne yerleşen Sabbah burada Abbasi ve Selçuklularla katı bir mücadeleye başlamıştır. Bu amaçla bizzat kendisi, yaklaşık olarak 50’ye yakın suikastçı yetiştirmiştir. Bu suikastçılar işlerinde uzman, kendilerini çok iyi gizleyebilen ve çok acımasız kişilerdi. Bu suikastlardan en önemlisi ve bilineni Nizamülmük’ün öldürülmesidir. Yine Abbasi ve Selçuklulardan üst düzey birçok yönetici bu suikastçılar tarafından öldürülmüştür. Nizamülmülk’ün öldürülmesi sonucu ve ardından da Melikşah’ın ölümü sonrasında Selçuklular arasında taht kavgaları baş göstermiş ve Selçuklular iyice gerilemeye başlamıştır. Bu sırada Sabbah taht kavgalarını çok zeki bir biçimde kendi lehine çevirmeyi başarmıştır. Aynı zamanda bu dönemde Sabbah başka önemli kaleler de fethetmiştir.

Tarihin En Gizemli Adamının Ölümü Nasıl Oldu?

1124 yılının Mayıs ayına gelindiğinde Sabbah hastalanarak yatağa düşmüştür. Ölümümün iyice yaklaştığını anlayan Sabbah kendi yerine halife olması için Lemeser Kalesi’nin komutanı Buzrug Ummid’i seçti. Misyonerlik faaliyetlerinin başına Ebu Ali’yi getirdi. Ordularının komutanı olarak Ebu Cafer’in bu göreve devam etmesini belirtti. Onlara Buzrug Ummid’in liderliğinde güzel bir şekilde anlaşarak yönetime devam etmelerini söyledi. Sabbah 23 Mayıs 1124 yılında Cuma günü vefat etti. Bu büyük bir liderliğin sonu olacaktı. İstisnasız olarak bütün tarihçiler O’nun çok zeki, kendini çok iyi yetiştirmiş, astronomi, büyü, aritmetik ve buna benzer birçok konuda uzman olduğunu söylerler.

Şarap içilmesine karşı olduğu ve 35 senelik Alamut yönetiminde kimseye şarap içirtmediği söylenmekteydi. Aynı zamanda yazar da olan Sabbah bir ilahiyat risalesi kaleme almıştır. Tarihe geçmiş birçok Hasan Sabbah sözleri bulunmaktadır. Kendisinin asla ve asla imam olmadığını her defasında dile getiren Sabbah, sadece imamın bir temsilci olarak yaşadığını belirtmiştir.

Hasan Sabbah ile İlgili Video

Be the first to comment

Bir Cevap Yazın