GÖKTÜRK ALFABESİ VE ÖZELLİKLERİ

Göktürk Alfabesi
Göktürk Alfabesi

Tarihte Göktürk devleti tarafından kullanılmış olan Göktürk alfabesi, bilinen en eski Türk alfabelerinden biri olarak nitelendirilmektedir. Bu alfabe günümüzde Moğolistan bölgesinde halen varlığını sürdüren ve Türk edebiyatının ilk yazılı eserleri olarak kabul gören Göktürk Kitabeleri veya Orhun Yazıtları olarak adlandırılan eserlerde, bilinen son hali ile kullanılmıştır. Bu sebeple Göktürk alfabesi, Orhun alfabesi olarak da adlandırılmaktadır. Bu alfabe eski İskandinavya eserlerinde kullanılmış olan Runik alfabeye benzerlikler göstermekle birlikte, alfabenin kökeninin ne olduğu hakkında yapılan araştırmalar, günümüzde halen devam etmektedir. Göktürk alfabesi günümüzde kullandığımız Türkçenin ses özelliklerinin ve bazı sözcüklerin de temelini oluşturmaktadır. Aradan yüzyıllar geçmesine rağmen bazı ses olayları korunmuştur.

Göktürk Alfabesinin Özellikleri Nelerdir?

Göktürk Alfabesi Özellikleri
Göktürk Alfabesi Özellikleri

Göktürk alfabesi 38 harften oluşmaktadır. Bu harflerin 4 tanesi ünlü harflerdir. Geriye kalan 34 harfi ise ünsüz harfler oluşturmaktadır. Ünsüz harfler kalınlık ve incelik durumunu içermektedir. Bu harfler ile oluşturulan yazılar, sağdan sola doğru yazılmaktadır. Yazım sırasında sözcüklerin birbirinden ayrılması için genellikle iki noktanın kullanımına rastlanmaktadır. Bu alfabenin yazımında günümüzde kullanılmayan nazal N sesinin varlığı dikkat çekmektedir. Bu ses günümüzde varlığını sürdüren Türk lehçelerinde halen kullanılmaktadır. Yazımı “ŋ” ve “ń” olarak gösterilen bu ses, n ve g seslerini yan yana telaffuz etmeyi içermektedir. Ayrıca Göktürk alfabesinde günümüz Türkçesinde var olan ç, j, ğ, v, f gibi seslerin olmadığı tespit edilmiştir.

Göktürk Alfabesinin Kullanıldığı Dönemler Hangileridir?

Göktürk Alfabesinin Kullanıldığı Dönemler
Göktürk Alfabesinin Kullanıldığı Dönemler

Milattan sonra 10. yüzyıla kadar kullanımı devam eden bu alfabenin Milattan önce 200 ve 150 yılları arasında kullanılmaya başlandığı tahmin edilmektedir. Ancak bu dönemlerde verilen Türk edebiyatı eserleri genellikle sözlü gelenek üzerinde devam ettiği için bu bilgiyi kanıtlayacak yazılı eserler günümüzde pek fazla bulunmamaktadır. Tarihteki ilk örneklerine Yenisey Yazıtlarında rastlanan Göktürk alfabesinin son hali, Orhun Yazıtlarıdır. Bu metinler birbirleri ile karşılaştırıldıkları zaman Göktürk alfabesinin zaman içerisinde büyük bir gelişme gösterdiği tespit edilmektedir.

Bu alfabenin Avrupa’ya göç eden Türk boyları tarafından Avrupa’ya taşındığı düşünülmektedir. İskandinav metinlerinde rastlanan Runik alfabe ile benzerliği bu şekilde açıklanabilmektedir. Göktürk alfabesinin tarihte rastlanan son kullanımı 16. yüzyılda Macaristan’da yaşamış olan Sekeller toplumunda görülmüştür.

Göktürk Alfabesi ile Verilen En Önemli Eserler Nelerdir?

Göktürk Alfabesi
Göktürk Alfabesi

Göktürk alfabesi ile verilen en önemli eserler, Göktürk kitabeleri veya Orhun yazıtları olarak adlandırılan eserlerdir. Günümüzde Moğolistan’ın Orhun Vadisi olarak adlandırılan bölgesinde yer alan bu yazıtlar, dikili taşlardır. Ölümsüz eserler olması amacı ile dikilen bu taşlara Bengü taşlar adı da verilmektedir. Bengü, kelime anlamı ile sonsuzluk, ebediyet anlamlarını taşımaktadır. Üç adet dikili taştan oluşan Göktürk kitabeleri, o dönemde Göktürk toplumunu idare eden hakanların topluma karşı adeta bir hesap vermesi, yaptıkları işleri anlatmaları ve topluma verdikleri öğütleri içeren metinlerdir.

Bilge Kağan Yazıtı, Tonyukuk Yazıtı ve Kültigin Yazıtı olarak adlandırılan bu metinler, taşlar üzerine Yollug Tigin tarafından kazınarak yazılmıştır. Yollug Tigin, bu sebeple Türk edebiyatının ilk yazarı olarak kabul edilmektedir. Ayrıca Göktürk Kitabeleri Türk edebiyatının yazılı ilk eserleri olmasının dışında, söylev türünün ilk örneğidir. Türk tarihine ışık tutan bu metinler siyasi, tarihi, coğrafi ve sosyolojik açılardan önem taşımaktadır.

Göktürk Alfabesi İle Verilen En Eski Eserler Nelerdir?

Göktürkçe ile Türk edebiyatına birçok eser verilmiştir. Göktürkler tarafından söylenen birçok sav, sagu ve destanlar bulunmaktadır. Bu eserlerde kullanılan dil Göktürkçedir. Ergenekon destanı ve Bozkurt destanı Göktürklere ait olan destanlardır. Türk edebiyatına ve tarihine ışık tutan bu destanlar da Göktürkçe söylenmiştir. Ancak İslamiyet öncesi Türk edebiyatı geleneği genellikle yazılı eserlere yer vermemektedir.

Bu bahsedilen eserler, halk arasında dilden dile aktarılarak varlığını korumuş ve doğdukları dönemin çok sonrasında yazıya geçirilmiştir. Bu nedenle bu eserler, Göktürk alfabesi ile yazılı olarak elimize ulaşmamıştır. Bu eserlerin varlığından ilk olarak Kaşgarlı Mahmut tarafından hazırlanan Divanı Lugat-it Türk isimli eserde bahsedilmiştir. Hatta bazıları Kaşgarlı Mahmut tarafından ilk olarak yazıya geçirilmiştir. Ancak Kaşgarlı Mahmut bu eserleri Arapça olarak kaleme aldığından Göktürk alfabesi ile yazıya geçirilememiştir.

Göktürk Alfabesinin Dili ile Günümüz Türkçesi Arasındaki Farklar Nelerdir?

Uzun yıllara dayanan Türk dili tarihi araştırıldığı zaman dilin sürekli olarak olumlu yönde geliştiği gözlemlenmektedir. Göktürk alfabesi ile inşa edilen dil elbette günümüzde artık kullanılmamaktadır. Fakat bununla birlikte bazı kelime yapılarının ve alfabedeki ses özelliklerinin günümüze kadar korunduğuna tanıklık edilmektedir. Bu da Türkçenin güçlü bir dil olduğunun kanıtı olarak kabul edilmektedir.

Göktürk Alfabesinin Önemi Nedir?

Göktürk Alfabesinin Önemi
Göktürk Alfabesinin Önemi

Göktürk alfabesinin varlığı ile o dönemin eserleri korunmuş, günümüze kadar ulaşmıştır. Ulaşan bu eserler sayesinde o dönemin Türk toplumuna ilişkin tarihi, coğrafi, edebi, siyasi birçok araştırma yapılmıştır. Bu araştırmalar yalnızca ülkemiz için değil dünya tarihi açısından da önemlidir. Aynı zamanda bu alfabenin varlığı sayesinde Türk dilinin en eski zamanlardan günümüze kadar olan gelişimi kolaylıkla takip edilebilmektedir.

Be the first to comment

Bir Cevap Yazın