ATATÜRK’TEN KISA ANILAR

Atatürk'ten Kısa Analar
Atatürk'ten Kısa Analar

Atatürk kurtuluş savaşının mimarı olup Anadolu’da çok sayıda başarıya imza atarak Türk milletinin kahramanı haline gelmiştir. Tüm hayatı ve savaş yıllarında gösterdiği başarılar ve siyasi hayattaki etkinliği ile iyi ya da kötü anılar yaşamıştır. Çocukluk yıllarından itibaren zeki ve öngörülü olması nedeniyle gerek öğretmenlerinin gerekse arkadaşlarının gözünde yücelen bir yere sahip olmayı başarmıştır. Hal böyle olunca Atatürk’ün gerek sağlığında gerekse ölümünden sonra yaşadığı çok sayıda anı dilden dile dolaşmaya başladı. Kategorilere ayırarak bu konuda yazılmış çok sayıda kitapta bulunuyor. Atatürk’ün kişilik yapısı ile ilgili de bilgi veren bu anıları dört gruba ayırmak mümkün.

Atatürk’ün Çocukluk Anıları

Atatürk'ün Çocukluk Anıları
Atatürk’ün Çocukluk Anıları

Atatürk’ün çocukluk anıları ile ilgili bilgilere kendisinin anlattığı bazı kısa anılar haricinde özellikle kız kardeşi Makbule hanımın anlattıkları ile ulaşmak mümkün olabiliyor. Öğretmenleri ve arkadaşlarının anlattığı bazı anılarda bilinmekte. Özellikle çocukluk yıllarındaki zeki halleri ve hazır cevaplılığı ile ilgili çok sayıda anı bulmak mümkün. Ayrıca hayata bakışını yansıtan anıları da Atatürk’ün daha çocukluk yıllarında özgürlük savunucusu olduğunu gösteriyor. Örneğin daha mahalle mektebine gittiği yıllarda arkadaşı Halit ile yaşadığı bir anı bunu gösteriyor. Arkadaşı Halit ile beraber mahalle mektebine devam ederken Atatürk şemsi efendi mektebine geçiş yapar.

Şemsi efendi mektebi daha laik bir eğitim sistemini benimsemiş olmakla beraber Halit mahalle mektebine gitmeye devam eder. Fakat kısa bir süre sonra Halit’in artık mahalle mektebine devam etmediğini öğrenen Atatürk Halit’e neden gitmediğini sorar. O da arkadaşlarının ona zenci olması nedeniyle kendisinin köle onlarında efendi olduğunu söylediklerini ve bu nedenle gitmek istemediğini söyler. Atatürk ertesi günü Halit’in sınıfına giderek arkadaşları ile konuşur ve bir daha böyle bir şey söylemeyeceklerine dair söz alır. Fakat Halit bir daha mahalle mektebine gitmez. Daha sonra ise Atatürk’ün ısrarları ile Şemsi Efendi Mektebine gitmesi sağlanır. Şemsi Efendi Mektebine başlayan Halit derslerinde üstün başarı gösterir. Atatürk bu anısını çok sayıda toplantıda ve arkadaş grupları arasında paylaşmış ve özgürlük duygusunun insanlara başarı getirdiğini vurgulamıştır.

Atatürk’ün çocukluk anıları sadece Atatürk’ün çocukluğu ile ilgili bilgi vermez. Aynı zamanda onun kişilik yapısı, huyları, sevdiği ve sevmediği şeyler hakkında da bilgi sahibi olmaya yardımcı olmaktadır. Ayrıca çocukluk anılarının birçoğuna bakarak onun ileride yapacağı büyük savaşın ve özgürlük mücadelesinin planlarını ve öngörüsünü görmek mümkündür. Bu nedenle çok sayıda tarih kaynağında bu tip anılara özgürlük mücadelesi içinde yer verilmiş olduğu görülür.

Atatürk’ün Gençlik Anıları

Atatürk’ün Gençlik Anıları
Atatürk’ün Gençlik Anıları

Atatürk bütün hayatı boyunca olduğu gibi gençlik yıllarında da gerek okuduğu askeri okullardaki başarısı gerekse arkadaşlarına karşı adaletli tutumları ile sevilen bir insan olmayı başardığı görülmektedir. Gençlik yıllarında özellikle askeri okullarda okurken arkadaşlarına ve okul görevlilerine verdiği bilgi ve yardımlar Atatürk’ün anıları içine dahil edilmiş durumda. Atatürk’ün özellikle gençlik yıllarındaki anılarında Osmanlı döneminde yaşanan hurafelerin ve dini baskıların insanlara yaşattığı esir hayatını benimsemenin zararlarının direkt olarak görüldüğü anılar bulunmaktadır. Öyle ki bu anılarında hurafe peşinde koşan bazı insanların gerçeği görmeleri de konu edilmektedir.

Yine gençlik yıllarındaki çok sayıda anısında Atatürk’ün geleceğe dair planları ile arkadaşlarına üstü kapalı olarak ima ettiği anılar bulmak mümkündür. Örneğin henüz kurtuluş savaşı başlamamışken Trablusgarp meydanlarında bir sabah arkadaşları ile beraber güneşin doğuşunu izlerken heyecanlanır. “Arkadaşlarına dönerek derki ne kadar berrak bir gökyüzü hiç bulut yok.” O sırada hafifçe kara bulutlar gelir ve Atatürk “benim beklediğim sabah bu sabah değil, ben bu millet için kara bulutsuz aydınlık bir sabah bekliyorum” der. Atatürk’ün bu anısından aslında kurtuluş savaşının yapılacağı ve bir gün Türkiye için Cumhuriyet ilanının gerçekleşeceği öngörüsü yatmaktadır. Çünkü Atatürk daha gençlik yıllarında ve askerlik mesleğine yeni başladığı dönemlerde bunu hissettiğini ve kararını vermiş olduğunu yine Atatürk’e ait kısa anılardan anlamak mümkündür.

Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı Anıları

Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı Anıları
Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı Anıları

Atatürk ile ilgili Kurtuluş Savaşı dönemine ait çok sayıda anı bulmak mümkündür. Bu anıları bazı tarih kitaplarında görülebileceği gibi o dönemde yaşamış ve bizzat Atatürk ile savaş meydanlarında bulunmuş kişiler tarafında aktarıldığı da bilinmektedir. Kurtuluş savaşının uzun süren bir savaş olması ve stratejik olarak büyük önem arz etmesi nedeni ile Atatürk bu dönemde gerek Türk ordusu askerleri, gerek Osmanlı Hükümeti, gerekse yabancı ülkelerin komutanları ile diyalog kurmuştur. Bu diyalogların birçoğu da Atatürk’e ait kısa anılar olarak derlenmiştir. Örneğin savaş meydanının yakınında dinlendiği bir sırada yolunu kaybetmiş bir yunan askeri ile karşılaşmış ve korku içindeki yunan askeri Atatürk’e sormuştur, sen kimsin diye.

Atatürk ben bu milletin başkumandanıyım deyince şaşıran yunan askeri savaş meydanında başkumandanın ne işi var demiştir. Çevrede toplanan kalabalık asker grubunu ve Atatürk’e gösterdikleri sevgi gösterileri karşısında onun başkumandan olduğunu anlayan yunan askeri “ben şimdiye kadar hiç kumandanımızı görmedim” demiştir. Bu kısa anıdan da Atatürk’ün özgürlük adına verilen mücadeleyi benimsemiş olduğu anlaşılmaktadır. Sadece askerlerin savaşa katılmayıp kumandanlarında savaş meydanlarında olabileceğini kanıtlayan bu kısa anı sadece Türk milletinin değil yabancı milletlerinde dilinden düşmeyen bir anı haline gelmiştir.

Ayrıca yine Atatürk’ün Çanakkale Savaşında düşmanın tuttuğu tepeye çıkamayan askerler ile ilgili olan anısı da halen birçok ülke de anlatılmaktadır. Bu anıda da Atatürk tepeye çıkamayan askerlere neden çıkmadıklarını sorar. Askerler tepenin düşmanla çevrildiğini ve ölüm saçtığını söyleyince direk atılır ve kendisi ateşlerin arasından geçer. Arkasından bütün bir ordu devam eder ve savaş bu sayede kazanılır. Atatürk’e ait bu anı onun savaş sırasındaki cesaretini ve bu cesareti askerlerine geçirmesini anlatmaktadır. Ayrıca savaş içerisinde strateji belirlemenin bazen anlık manevralarla sağlanabileceğini göstermektedir. Atatürk’ün savaş anılarının birçoğunda bu izleri bulmak mümkündür.

Atatürk’ün Siyasi Dönem Anıları

Atatürk’ün Siyasi Dönem Anıları
Atatürk’ün Siyasi Dönem Anıları

Atatürk Kurtuluş savaşının ardından siyasi hayata başlamış olup uzun bir dönem gerek siyasi alanda gerekse sosyal ve ekonomik hayatta çok sayıda yenilik yaparak Türkiye’yi çağdaş hale getirmek için çabalamıştır. Bu dönemde yaşadığı çok sayıda anıda da bunların izlerini bulmak mümkündür. Örneğin kadınların kılık kıyafeti konusunda yaptığı inkılapta çok sayıda kişi kadınların İslam dinine aykırı giyindiğini ve kadınların faziletinin kalmadığını ima eden kişilere “sizin kendinize mi itimadınız yok yoksa Türk kadınlarının faziletine mi?” diyerek oradakileri susturmuştur. Atatürk burada hem hazır cevabı ile oradakileri susturmuş, hem de Türk kadının faziletini vurgulayarak kadınlara verdiği değeri göstermiştir.

Ayrıca yine savaşın hemen ardından kendisine Kuvayı Milliye’yi benimsemeyenleri neden cezalandırmadığı sorulduğunda Kuvayi Milliye’yi benimseyenler kadar benimsemeyenlerinde haklı olduğunu söylemiştir. Atatürk bu sözü ile her tür düşünceye saygılı olduğunu ve kendisi ile aynı şeyi düşünmeyen insanların cezayı hak etmediğini ifade etmiştir. Atatürk siyasi hayatı boyunca bu düşüncesinin arkasında durmuş olup Cumhuriyet tarihinin ilk partisi olan ve kendisi tarafından kurulan partiye karşılık yeni parti kurulması teklifini de kendisi getirmiştir. Hatta bu konuda ön ayak olarak ülkenin çok partili döneme girmesini sağlamıştır.

Be the first to comment

Bir Cevap Yazın